Artvin in gündemi yine altın madeni. 17 Şubat 2012 tarihin de ihalesi yapılacak.
Artvin kamuoyu maden çıksın mı çıkmasın mı diye meşgul ediliyor. Artvin’in Cerattepe mevkiinde tonlarca altın madeni var. Enerji Bakanlığı bu madenleri çevreye duyarlı ve çevreye minimum hasarla çıkarmak niyetinde. Çünkü biliyorum ki hiçbir bakanlık ne halkına ne çevreye zarar verecek şekilde bir madeni çıkarır ne de milyon dolarlık rezervi yer altında heba eder. Maksat yaraltı kaynaklarımızı çevreye zarar vermeden bulunduğu yöreye ve ülke ekonomisine katkı sağlama düşüncesidir. Ben eminim ki madene karşı çıkanların tümü Artvin’i çok seviyor, ancak madenin çıkmasını isteyenlerde en az onlar kadar Artvin’i seviyor. Ama şunu da biliyorum ki karşı çıkanlar sadece ve sadece çevre boyutuyla ve siyasi rant elde etmek için olaya yaklaşıyorlar. Ya diğer ve en önemli boyutu olan ekonomik boyutu ne olacak.
Enerji ve maden kaynaklarını verimli, etkin, güvenli, zamanında ve çevreye duyarlı şekilde değerlendirerek dışa bağımlılığı azaltmayı ve ülke refahına en yüksek katkıyı sağlama görevi 3154 sayılı kanunla Enerji ve Tabi Kaynakları Bakanlığına verilmiştir. Dünya toplam işletilebilir altın rezervinin %65′i dünya altın üretiminde ilk sıralarda yer alan Çin, G. Afrika, ABD, Avustralya ve Endonezya arasında paylaşılmaktadır. Jeolojik yapısı ve dünyadaki altın oluşum modellerine dayanılarak yapılan hesaplamaya göre Türkiye altın potansiyelinin 6.500 ton olduğu ve bu rezervle de dünyanın ikinci ülkesi haline gelebileceği tahmin edilmektedir. Hal böyle iken ülkemizde altın üretimi çok gerilerdedir resmi verilere göre Altın üretimimiz şöyledir.
Tablo : Türkiye Altın Üretimi
|
Altın Üretim Miktarı (ton)*
|
|
2003
|
2004
|
2005
|
2006
|
2007
|
2008
|
2009
|
2010
|
|
5,39
|
3,26
|
4,17
|
8,04
|
9,92
|
11,12
|
14,45
|
16,40
|
Ülkemiz dünya altın talebinde beşinci sırada yer almaktadır. Yılda 200 tondan fazla altın ithal edilmektedir. Ekonomideki cari açığımızın (ihracat-ithalat dengesi) çoğu enerji alımı (petrol, doğal gaz, elektrik vs) , maden ve kimyasal madde ithalatlardır.Bu sebeplerden dolayıdır ki kendi doğal kaynaklarımızın ekonomiye dönüştürülmesine karşı çıkılması ile dışa bağımlılığımız devam etmektedir.
Çevre biz insanların için korunması gereken en önemli yaşam alanı. Ancak her şey insanlarla değer kazanıyor. İnsan olmazsa yeraltında yatan tonlarca altının ne değeri olabilir ki ? İnsan olmazsa nehirlerin barajların HES lerin ne değeri olabilir ki ? İnsan olmazsa Nükleer enerji tesislerinin ne değeri olabilir ki ? İnsan olmazsa güneş enerjisinin , rüzgar enerjisinin ne değeri olabilir ki ? İnsan olmazsa ağaçların, derelerin denizlerin , yolların köprülerin, tünellerin , vapurların ,araçların, uçakların ne değeri olabilir ki. Her şey insanla başlar insanla biter. Amaç gaye insanların varlığı ve yaşadığı çevrede sosyal ekonomik kültürel refah ve hayat standardının en yüksek seviyelere çıkarmak değil midir.
Eğer Artvin de balıkların hayatı insanlardan değerlidir diyerek HES lere karşı çıkarsak Artvin ve Artvinliler bizi affetmez. Eğer ağaçlar kesilecek çevre tahrip olacak diyerek altın madeninin yeraltında kalmasına karşı çıkarsak Artvin ve Artvinliler bizi affetmez. HES ler yapılsın ama çevre korunsun istihdam artsın enerji açığımız kapatılsın diye düşünürsek en iyi çevreci biziz. Maden çıksın ülke ekonomisine katkı sağlasın , altında ithalatımız azalsın ama çevreye zarar en asgari seviyede olsun diye düşünürsek en iyi çevreci biziz .
Yeşil Artvin Derneği madenin çıkmaması için geçen hafta ( 7 şubat ) bazı STK ve Muhalefet Parti mensup ve temsilcileri ile Ankara ya çıkarma yaptı. Amaç madenin Cerattepe de çıkarılmasını siyaseten engellemek ve siyasi destek almak. CHP, MHP ve DTP den destek aldılar. Ancak Ana muhalefet veMmuhalefet parti liderleri konuyla ilgili çalışma yapacaklarını ve ona göre bir açıklama yapacaklarını söylediler. Beklenen de buydu zaten. Enerji ve Tabii kaynaklar bakanı sayın Taner YILDIZ açık ve net bir şekilde yer altı kaynaklarını çevreye zarar vermeden ülke gerçeklerini de anlatarak madenlerin çıkarılması gerektiğini giden heyete anlattı. Heyet iktidar partisinden istediği desteği alamadı.
Artvin’de yaşayanlar bilir Yeşil Artvin Derneği siyaset yapıyor. Dernek üyelerinin bazıları CHP üyesi, delegesi veya yönetim kurul üyesi. Dernek faaliyetlerini sürdürürken genel kamu menfaatini düşünülmez siyasi ve ideolojik hareket edilirse insanlar tarafından siyasi bir organizasyon diye algılanır. Yeşil Artvin derneğinin kuruluş amacı nedir? Dernek tüzüğüne göre çevreyi korumak kollamak çevreye duyarlı olmaktır. Dernek HES ler ve maden üzerinden açıkça siyaset yapıyor.Bu da tüm Artvinliler biliyor. Eğer siyaset yapacaklarsa dernek kimliklerini bir tarafa atarak siyasi kimlikleri ile siyaset yapmaları beklenir.
Benim bildiğim samimi çevreciler Artvin’de şunları yapardı:
• Deriner barajından dolayı yutulan tozların çevreye verdiği zararı gündeme getirir yapıcı eleştirilerini yapardı
• Murgul’da madenden dolayı atıkların dereye karışımını eleştirir halkı bilinçlendirirdi
• Mersivan da kayak merkezinin kurulması için kesilen ağaçları gündeme getirir eleştirilerini yapardı
• Artvin’de İskebe bölgesinde yakılan çöpleri gündeme getirir. Bir dizi etkinliklerde bulunurdu.
Son olarak kamuoyunda altın arama ve işletme faaliyetlerine karşı, özellikle siyanür kullanımına ilişkin haklı gerekçelere dayanmayan bir hassasiyet bulunmaktadır. Günümüzde altın madenciliğinde siyanür, arama aşamalarının hiçbir kademesinde kullanılmamaktadır. Kömür, bakır, demir, bor, v.s. madenler nasıl aranıyorsa altın da benzer yöntemlerle aranmaktadır. Altın madenciliğinde siyanür, ocaktan çıkartılan tuvönan cevherden metal altının kazanımı için, ÇED izinleri kapsamında her türlü güvenlik tedbirleri alınarak yapılmış olan kapalı tesislerde kullanılmaktadır.
Yıllardan beri yerel konuları yazan ve özelliklede altın madeni konusunda neden maden çıkarılmasının gerektiğini Artvin halkıyla paylaşan birisi olarak şunu sormak isterim Artvinlilere. 250 milyar dolarlık altın yer altında kalsın mı ?, Kalmasın mı?
Şahsen insanlara ikilem sunulmasının da karşısındayım. Altın mı ? Artvin mı ? gibi. Ben Artvinli hemşerilerimize hem Artvin hem altın derim. Yani Altında çıksın Artvin’in doğası da korunsun. Doğayı da korumalıyız,ruhsatları da denetlemeliyiz.
J.HARRİS e ait özlü bir sözle yazımı bitirmek istiyorum. ‘’ Kötümser yalnız tüneli görür, iyimser tünelin sonundaki ışığı görür, gerçekçi tünelle birlikte ışığı hem de gelecek treni görür.’’ . Basiret sahibi Artvinliler olarak ışığı ve treni görerek hareket etmemiz temennisi ile..