Geçtiğimiz günlerde düzenlediği basın toplantısı ile 12 Haziran 2011 Genel Seçimlerinde Ak Parti’den milletvekili aday adaylığını açıklayan bir ismi konuk ediyoruz. Ak Parti’nin kurcularından biri olan Hilmi Akın, aday adaylığının nedenlerini anlattı.

Siyasetle çok küçük yaşlardan beri yakın olarak ilgilenen Hilmi Akın, eğitim görerek başladığı öğretmenlik yaşantısına ticarete olan ilgisinden dolayı veda etti. Ticarete olan ilgisi ise onun paraya olan düşkünlüğünden değil, siyasete olan yakınlığı ve siyasete girebilmek için ticareti bir araç olarak kullanmayı düşünmekten geçmiş. Ticarete girerek sürekli insanların içerisinde bulunan Hilmi Akın, bir dönem aşık olduğu Artvin ilinden ayrı kalsa da bu sevda onu tekrar Artvin’e geriye getirmiş. Artvin’e döndükten sonra siyasetin içerisinde yer almaya başlayan Akın, bir dönem Refah Partisi’nde siyaset yaptıktan sonra 2001 yılında sürekli takip ettiği, hizmetlerine hayran olduğu Recep Tayyip Erdoğan’ın kurmak istediği Ak Parti’nin kuruluş aşamasında gözünü kırpmadan yer almış. 2001 yılından beri Ak Parti’nin Artvin’deki önemli isimlerinden biri olan Hilmi Akın, sürekli olarak parti teşkilatlarında önemli görevlerde yer alarak isminden övgüyle söz ettirmiş. Bir taraftan ticaretine diğer taraftan siyasetine devam eden Hilmi Akın, bir koltukça çok fazla karpuz taşımayı başarırken bu süreçte halkı asla ihmal etmemiş. Gönül kırmamış, küskün kalmamış, kim gelmişse elinden geldiği ölçüde insanlara hizmet etmeye çalışmış. Siyasette kendinden önde olan daha deneyimli isimleri örnek alarak onları izleyerek insanlara daha nasıl faydalı olabilirime bakmış. Ak Parti’nin tüm hizmetlerinin öncü savunucusu olan Hilmi Akın, partisinin girdiği her seçimde de bir nefer olarak çalışmış.
Halkına yukarıdan bakan değil halkının yanında yer alan bir milletvekili olmak istiyorum
Siyasi tercihlerinin sebeplerini, siyasette yapmak istedikleri, siyasette bugüne kadar yaptıklarını anlatan Hilmi Akın, Ak Parti içerisinde yer alış sebeplerini, halkın Ak Parti’ye destek vermesinin nedenlerini ve Ak Parti’nin yaptığı icraatları anlattı. Hilmi Akın, partisinden aday yapıldığı taktirde aday adayı olan diğer arkadaşlarını yanına alarak seçim kampanyasını yürüteceğini söylerken, aday yapılmaması durumunda ise bir nefer gibi partisinin başarısı için mücadele edeceğini belirtti. Seçildiği taktirde eleştiriye açık, sevecen, halkın yanında, hizmet üreten bir vekil olacağını vurgulayan Akın, ilimizin iki önemli değeri olan Kadir Topbaş ve Faruk Çelik ile birlikte daha önce milletvekilliği yapan iki ismin yapamadıklarını yapmak, milletvekilliği çıtasını yükseltmek istediğini, halkın güven duyduğu, sevdiği bir vekil olarak tarihe geçmek amacında olduğunu anlattı. Kısacası Tolga Gül sordu ve samimiyetle Hilmi Akın cevapladı. İşte bu röportajımız, keyifle okumanız dileğiyle…
Ticareti tercih ederek öğretmenliğe veda ettim
Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
1959 yılında Artvin’de doğdum. İlkokulu Damar İlkokulunda, ortaokulu Artvin 7 Mart ortaokulunda, liseyi Rize İmam Hatip Lisesi’nde, üniversiteyi Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde okudum ve mezun oldum.
Üniversiteden mezun olduğumun aynı yılında öğretmenlik sınavını kazanarak Malatya Lisesi’ne öğretmen olarak atandım. Ancak ticaretle uğraştığımız için ticareti tercih ettim.
1980 yılında Erzurum’da başlayan ticaret hayatımız, 1990 yılında memleketim olan Artvin’e gelerek o yıldan bugüne kadar hala devam ediyor. Çaykur Artvin Bayiliği, Karsa Bisküvileri Artvin Bayiliği, Oğuz Gıda Artvin Bayiliği yapıyorum. Ayrıca Artvin Sigorta binasının yanında kendi binamızda AR-MA Alışveriş Merkezi adı altında kardeşimle beraber süpermarket işletmekteyiz. Artvin ili, ilçe ve beldelere kurduğumuz servis aracılarıyla dağıtım yapmaktayım.
Evliyim. 2.si Üniversite’de biri Artvin Anadolu Lisesi’nde okumakta olan 3 Erkek evlat babasıyım.
Ak Parti’nin kurucularından biri olmak nasip oldu
Siyasi hayatınızdan bize bahsedebilir misiniz?
2001 yılında kurulan Ak Parti’nin Artvin kurucu kurulunda yer aldım. Onun için çok mutluyum. Bugün 72 milyon insanı yöneten, idare eden Sayın Genel Başkanım, Başbakan’ımın kurduğu partide Artvin’i temsilen kuruculardan biri olduğum için mutluluğumu ifade etmem sayfaları alır.
2002 yılında Ak Parti’nin iktidara geldiği genel seçimlerde, 2004 yılındaki yerel seçimlerde,2007 Genel seçimlerinde, 2007 Cumhurbaşkanlığı referandumunda, 2009 yerel seçimlerinde, 2010 Referandumunda olmak üzere sırasıyla Ak Parti’de Siyasi ve Hukuk İşler Başkanlığı ve il başkan yardımcılığı, İdari ve mali İşler Başkanlığı ve İl Başkan Yardımcılığı, Ekonomiden Sorumlu Birim Başkanlığı ve İl Başkan Yardımcılığında bulundum. Allah’a şükürler olsun ki her seçimde Ak Parti’nin oyları hep yükselerek devam etti. Benimde bu yükselişte katkılarım olduğu için mutluyum, huzurluyum, gururluyum. Bize bu mutluluğu yaşatan başta Genel Başkanım olmak üzere bütün kurmaylarına, emeği geçenlere saygılarımı sunuyorum.
Allah ( C.C.) bizi seçmenin sesine kulak veren, onlarla ilgilenen milletvekillerinden eylesin.
Geçtiğimiz günlerde düzenlediğiniz yemekle Artvin’den Ak Parti Milletvekili aday adaylığınızı açıkladınız. Neden Milletvekili aday adaylığı?
Evet 2001 yılından beri Artvin’de kurucusu olduğum, her seçimlerde peşinde ter döktüğüm Ak Parti’den bu defa bende Artvin Ak Parti milletvekilliğine aday adayı oldum. Hem memleketime, hem milletime, hem de insanlığa hayırlı olsun diyorum. Hakkımda hayırlı olacaksa Allah ( C.C.) o yüce mevkii bana nasip etsin diyorum. Çünkü milletvekilliği çok sorumluluk taşıyan, vebal taşıyan bir mevkii. O mevkii hakkıyla, layıkıyla yapmak çok önemlidir. İnsanları ağlatmayacaksın, eziyet etmeyeceksin, beddua almayacaksın, yanına gelen seçmene tepeden bakmayacaksın, onlarla ilgileneceksin. Belki de gece saat 1’de -2’de seni arayıp hasta olduklarını söyleyecekler, yardımda bulunulmasını talep edecekler. Haliyle bir vekil olarak o sımsıcak yatağından kalkıp uyanacaksın, o vatandaşa yardımcı olacaksın. Çünkü derdi olan seni arar, derdi olmaz ise aramaz. Dertlinin derdine derman olmak için bu göreve talip oluyorsun. Allah ( C.C.) bizi seçmenin sesine kulak veren, onlarla ilgilenen milletvekillerinden eylesin. Onun için diyorum ki hakkımda hayırlısıysa Cenab-ı Allah ( C.C.) bana nasip etsin. Eğer hakkımda hayırlı olmayacaksa, beni benden, beni halktan uzaklaştıracaksa, şımaracaksam öyle bir mevkiyide istemiyorum. Çünkü ben şu anda hem siyasetimle, hem ticaretimle hep halkla iç içeyim. Hakla ilgilenmek kadar güzel bir hizmet tanımıyorum.
Ayrıca memleketime yatırımlarla da hizmet etmek istediğim için aday adayıyım. Bizden önceki 2002 seçimlerinde Sayın Orhan Yıldız’ı milletvekili olarak Ankara’ya yolladık. 2007 seçimlerinde Sayın Ertekin Çolak’ı milletvekili olarak Ankara’ya yolladık. Her ikisi de bulundukları süre içerisinde kanımca Artvin’e ellerinden geldiği kadar en iyisini vermeye çalıştılar. Ben her ikisine de sizlerin aracılığıyla Artvin’e yaptıkları hizmetlerden dolayı, katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Benim aday adaylığım bu vekillerin yapmak isteyip de yapamadıkları, yetiştiremedikleri yatırımları, Artvin’e gerekli olan hizmeti yapmaya talibim. Başbakanımızın taşın altına başını koyduğu yerde bende müsaade ederseniz elimi koyayım.
Hilmi Akın Vekil olsa da olmasa da partisinin bir neferi gibi çalışacak
Aday adaylığınızı açıkladıktan sonra nasıl tepkiler aldınız?
Mükemmel, muhteşem, nefis kelimeleriyle ifade edebilirim. Telefonlar, tebrikler, kutlayanlar. Bakın çok önemli bir anekdotu size aktarayım. Ben Hilmi Akın 2002 Genel Seçimlerinde Artvin’den milletvekili adaylığı açıklandığı zaman Ankara’da Sayın Ertekin Çolak Beyin yanındaydım. Ankara’da sadece yanında ben vardım. Millet telefon açıyor tebrik ediyor yoğun telefon trafiği vardı. ( Tabi daha sonra ilk sıraya Sayın Orhan Yıldız Bey kondu) 2007 Genel seçimlerinden önceki aday adaylığı sürecinde son 10 günde Ankara’da Sayın Ertekin Çolak Bey ile beraberdim. Yanında sadece yine ben varım. Ve o gün geldi Sayın Ertekin beyin milletvekili birinci sıra adayı olduğu açıklandı. 2002 yılında yalnızca genel merkezde yanında olan Hilmi Akın. 2007 seçimlerinde yine milletvekilliği adaylığı açıklandığı zaman genel merkezde yanında sadece ve sadece yine Hilmi Akın var. Telefonlar geliyor, tebrik telefonları yağıyor. Bir telefon bende, biri Ertekin Bey’de. Ben bir telefonda tebrik etmek isteyenleri bekletiyorum, diğer telefonda Ertekin bey konuşuyor. Konuşması tamamlanınca da telefonu uzatıyorum ve ben diğer telefona bakıyorum. Tebrikler, tebrikler, tebrikler. Hatta adını vermeyeceğim bir kadın kolları başkanım o anda telefon açtığında ben telefona cevap verdim. Şaşırdı, benim sesimi duyunca. Bana dedi ki; -Hilmi Ağabey, şu anda senin yerinde ben orada olmayı isterdim. Ne mutlu sana ki sen bu mutluluğu yaşıyorsun.
Aday adaylığımı açıkladığım zaman aldığım olumlu tepkiler beni mutlu etti
İşte böyle bir mutluluğu şimdi yaşıyorum. Allah (C.C.) sizi inandırsın İstanbul’dan, Bursa’dan, Ankara’dan, Antalya’dan, Tokat’tan, Maraş’tan, İzmir’den ve diğer illerden duyup da arayanlar, ilçelerden arayıp tebrik edenler, Artvin Merkez’den bizzat yanıma gelenler… İnanın çok yoğun telefon tebrik telefonları alıyorum. Yıllardan beri bu partinin içindesin, kuruculardansın, her seçimde maddi manevi emeğin oldu, gün geldi işini bıraktın partinin hizmetkarlığı için koşuşturdun, hiç sapmadan, zigzag çizmedin, dimdik durdun, yeri geldi Ak Partili olduğun için işinde müşterini kaybettin; ama hala bu partinin bir neferisin. Seni tebrik ediyoruz, hakkındır. Allah ( C.C.) hayırlı etsin diyen tebrikler, telefonlar alıyorum. Bu telefon trafiğine inanın bende şaşırdım. Ama şimdi çok mutluyum. Yine söylüyorum. Allah ( C.C.) hakkımda hayırlısını nasip etsin. Şunun altını çizerek özellikle vurguluyorum. Genel Merkezim ve parti teşkilatlarım takdir ederse iyi bir milletvekili olacağım. Olamasam şimdiye kadar olduğu gibi aday olan kim olursa olsun onun peşinde koşacağım, onun emrinde olacağım.
Siyasi anlamda vekillik için yeterli olgunluğa ulaştığımı düşünüyorum. Siyasetin içerisinde siyasi büyüklerimin katkılarıyla kendimi yetiştirdim
Artvin’i yeterince tanıyor musunuz? Kendinizi bu göreve hazır hissediyor musunuz?
Tek kelimeyle evet diyebilirim. Artvin’i ve Artvinliyi ilçeleriyle beraber çok iyi tanıyorum. 1975 yılından beri Artvin’de ikamet etmekteyim. Sadece 1980-1990 yıllarında Erzurum’da kaldım. Ama yinede Artvin’e ticaretimden dolayı iç içeydim. 1990 yılında beri de bütün ilçelere gıda sektörüyle uğraştığım için haftada iki kere dağıtım yapıyorum. Dolayısıyla esnaflarla, sokaktaki vatandaşlarla da çok iyi diyaloglarım var. 21. yılda hep halk ile iç içeyim. İkinci iş olarak son on yılda da süpermarket işletmekteyim. Yine halktan hiç kopmadım. Armut bile olgunlaşmadan dalından düşmüyor. İnsanların da bir olgunlaşma dönemi vardır. Kendimi bu göreve artık hazır hissediyorum. Çünkü hayatım hep siyasette geçti. 1992-1995 yılları arasında Artvin Refah Partisi il yönetim kurulunda siyaset yaptım. 2001 yılından beri de her sahada siyasetle iç içeyim. 2001 yılında Ak Parti kurulurken şu andaki saygıdeğer büyüğüm, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş Beyefendinin önüne giden isimlerde Ak Parti’yi Ahmet Özçelik ve Salih Ejderoğlu aracılığıyla Artvin’de Hilmi Akın kursun demişti.
Şartlar o gün müsaade etmedi ve böylesine kutsal bir görevi o günlerde yerine getirememiştim. O gün neden ben düşünüldüm diye çok merak etmiştim. Bir Barhal ziyaretinde Sayın Kadir Topbaş Beyefendiye ( 2003 yılında) sorduğumda bana; “- Hilmi Bey seni sorduk, soruşturduk. Artvin’de ve ilçelerde hem biliniyorsun, hem seviliyorsun, ticaretinde-yaşantında şaiben yok. Onun için senin Ak Parti’yi Artvin’de kurmanı tercih ettik.”dedi. O günü partiyi kuramadım ama kurucusu oldum. Çünkü o gün hazır değildim. Siyasetimde hata yapmamak için siyaseti siyasetçi ağabeylerimden öğrendim. Aradan geçen on yılda tabiri caiz ise siyasette piştim. Yoğruldum. Artık Artvin’e ve Artvinli’ye hizmet etmeye hazırım. Görev verilirse o görevi hakkıyla, layıkıyla yapacağım. Babamın ve ailemin ve de hocalarımın verdiği doğruluk, dürüstlük, ahlaklı ve faziletli olan terbiyemi Genel Başkanım ve kurmaylarımın vermeye çalıştığı ahlak ve faziletle, memleket sevdasıyla bütünleştirdiğimden dolayı ben bu ulvi göreve artık hazırım. Cenab-ı Hak bana,hem diğer aday adaylarından hangisine hayırlı olacaksa ona nasip etsin. Bende bencillik yok. Bu partide biz varız, ayrı gayri yok. Hepimiz varız. Dolayısıyla da bu partiye 10 yıldır emeği geçen küçüğünden büyüğüne herkese teşekkür ediyorum. Ne iyi ki böyle fedakar arkadaşlar var. İşte biz bu görünmeyen gizli kahramanlarla 2002 seçimlerindeki oyları arttırarak 49 bine çıkardık. Bugüne kadar bu dava arkadaşlarımla beraber yürüdük bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Bundan sonra beraber ıslanacağız, beraber koşacağız. Partimize Artvin’den 2 Milletvekili hediye edeceğiz. Arkadaşlarımdan ricam şudur, nefsimize hakim olalım. Birbirimize çamur atmayalım. Aleyhte konuşanlara fırsat vermeyelim. İnanın böyle bir olayın dahi olacağına en küçük ihtimal vermiyorum.
Ak Parti üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğünü kurdu. Başarılı icraatlar halkımız tarafından oy olarak karşılık buldu.
Siyasi kulvarınız Ak Parti. Neden Ak Parti’yi tercih ettiniz?
Bu bir sevda, bu bir aşk. Neden Ak Parti’nin sebeplerini saymakla bitiremem. Kısaca şunları sayayım.
-Ak Parti iktidarıyla beraber üstünlerin hukukundan, hukukun üstünlüğüne geçildi.
-Çevremizdeki ülkeleri düşman ilan etmişlerdi. Hiç biriyle barışık değildik. İhracat yapamıyorduk. Birbirimize gidip gelemiyoruz. İngiltere, Fransa, Amerika geliyor komşularımıza mal satıyor. Biz ise sahada yokuz. Ak Partiyle beraber bütün komşularımızla iyi ilişkiler ağını kurduk. Sınırları açtık. İhracatımız müthiş arttı. Bugün bir yılda 120 milyar dolarlık tüm Dünya’ya ihracatımız var. Yapılan anlaşmalar gereği Rusya’ya 5 yılda 125 milyar dolarlık ihracatımız olacak. Gelde Ak Partili olma.
-Ak Parti iktidarıyla beraber herkes inandığı gibi yaşamaya başladı. Baskı yok, zulüm yok, işkence yok, mahalle baskısı yok.
-Hiçbir zaman iktidarın gücünü kendi lehinde kullanmadı. Tamamen halka inmeye çalıştı. Halkımın, milletimin hizmetkarıyız dedi Ak Parti. Örnek mi? Sayın Başbakanımız valilere, kaymakamlara diyor ki; halkın içine gireceksiniz, çuval kömürünün gerekirse kenarından tutup garip, güre baya ulaştıracaksınız. Onları gidip tespit edeceksiniz ve yardımcı olacaksınız.
-Ak Parti iktidarıyla beraber Türkiye konusu belirlenen ülke değil, konu belirleyen ülke oldu.
Ak Parti İMF’den borç alarak faiz batağında milletini soyduran bir iktidar olmadı
-Ak Parti iktidarıyla beraber Türkiye Avrupa ve Asya ülkeleri arasında bir köprü oldu.
-Bugüne kadar her hükümet IMF’den para alarak borç batağı altında milletine eziyet çektiriyordu. Ak Parti iktidarı bu milleti soyulmaktan ve sömürülmekten kurtardı. Gün geldi ki 2010 yılında IMF yetkilileri bile Ak Parti iktidarını kendilerinden borç almadığı için taktir ettiler. Bu görülmüş bir şey miydi?
-Dünya’da yaşanan krizlerin en büyüğü ( 1929’dan beri) Ak Parti’nin de iktidar olduğu dönemde yaşandı. Ama o kadar güçlüydük ki Amerika’da bile bankalar batarken Türkiye ekonomisi Ak Parti idaresinde olduğu için kriz bizde teğet geçti. Ne bir gecede enflasyon fırladı, ne bir gecede döviz patladı, nede bir gecede fabrikalar kapandı. Ne bu ülkede kaos oldu, ne bu ülkede kriz, ne de kuyruklar oluştu. Gelde Ak Partili olma. Dürüst bir liderin, Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının kurduğu partide olmamak benim adıma, inandığım değerlerim adına yanlış olacaktı, bu yüzden Ak Parti’den aday adaylığımı açıkladım. Zaten kuruluşundan beri buradaydım ve burada olmaya devam ediyorum.
Halkımız özü ve sözü bir Başbakana sahip olduğu için bu iktidarı destekliyor
Halkımız bu iktidarı sizce neden destekliyor? Bir çok partinin alamadığı oy miktarlarını aldı. Altında yatan gerçek nedir?
-AK Parti iktidarıyla beraber halkımız akşam yatıp, sabah uyandığında zamla uyanmıyor. Zamlar petrol hariç pek yok gibi. Petrol olayını herkeste kabul etmeli ki Dünya piyasalarıyla ilgilidir. Ham Petrolün varili dünya piyasalarında yükselirse Türkiye’de de yükseliyor, düşünce de bizde de düşüyor. Bizim ticaret de bir usul vardır. Ben malı ucuz alırsam ucuz satıyorum, pahalı alırsam pahalı satıyorum. Ben hala 10 sene öncesinin fiyatlarıyla pirinç satıyorum, yağ satıyorum.
-Halk bu iktidarı istikrarlı bir yönetimden dolayı, dövizin yükselmediği için seviyor. Döviz bir bakıyorsunuz çıkmış, bir bakıyorsunuz ki tekrar düşmüş. Ben bizden önceki dönemlerde dövizin çıkıp da düştüğünü ne gördüm ne de okudum, ne de duydum. Dolar on sene önceki fiyatta şuanda. Hatta doların bir zamanlar 1.350’lere kadar düştüğünü hepimiz biliyoruz.
-Bu iktidarı halk samimi bulduğu için seviyor. Benim bir sloganım var. Söylediğini yaşayacaksın, yaşadığını söyleyeceksin. Halk Başbakanımızda söylediğini yaşayan bir şahsiyet olduğunu gördüğü için destekliyor. Yani özü bir, sözü bir Başbakan görüyorlar.
Bu iktidar el etek öpen iktidar değil
-Bu iktidarla beraber halk artık kendini diğer devletler karşısında güçlü olduğunu hissetmeye başladı. Çünkü bu iktidar el etek öpen iktidar değil, halkın hakkını koruyan bir iktidar olduğunu gördüğü için halk bu iktidarı seviyor.
-Bu iktidar sosyal devlet anlayışını, barışı, sevgiyi, kardeşliği ön plana çıkardığı için ve de söylemle kalmayıp icraata döktüğü için halk tarafından destekleniyor.
-Bu iktidar devletin hazinesini banka sahiplerine peşkeş çekmedi, yeğenlere, akrabalara, dostlara özel ihtimam göstermedi. Bilakis zenginden alıp fakire verdi. Yol yaptı, elektrik hizmeti götürdü, su getirdi. Bundan dolayı seviliyor.
İsrail’e “One Minute” diyen yürekli bir Başbakan’a sahibiz
-İlk defa 2005 yılından sonra KÖYDES projesiyle köylere gitmeyen yol, gelmeyen su kalmadı. Kalanlar ise bitme aşamasındadır. Bu vesileyle halk bu iktidarı destekliyor.
-Bu iktidar döneminde ilk defa bize hakaret eden ülkelere, bizi aşağılayan ülkelere ders verdik. İsrail’e, “One Minute” bu iktidar döneminde söylenip rest çektik. Dünya’da yer yerinden oynadı. Ahlaksızca daha geçen günlerde Sakız çiğneye çiğneye benim memleketime gelen Fransa Devlet Başkanı Sarkozi, sakız çiğneye çiğneye yolcu edildi. Sen güçlü olmazsan bunu yapabilir misin?. Güçlüyüz ki milletimiz de Ak Parti diyor.
İl Başkanları aday adayı olmak için istifa ettiler, ortada bir başarısızlıkları yoktu
Ak Parti’nin 9 yıllık iktidarı döneminde il ve ilçe teşkilatları anlamında sık sık değiştiğini görüyoruz. Sizce bunun nedeni nedir?
Adamın biri çatıya çıkmış, intihar edecek. Millet yapma etme kardeşim, niye intihar ediyorsun, diyorlar. Adam cevaben diyor ki atlıyorsam sebebi var. Meğer hanımı çocuğunu almış baba evine gitmiş.
Kocasının bütün ısrarlarına rağmen eve dönmemiş. Bakın ben ilimizi örnek vereyim. Bu değişimlerin keyfi değişimler olduğunu şahsen ben inanmıyorum. Herkes suçu milletvekilinde buluyor. Hayır bu doğru değil, bir şey gözden kaçıyor. Bir İl Başkanımız belediye başkanı aday adayı olduğu için istifa etti. Bir il başkanımız da milletvekilliği aday adayı olduğu için istifa etti. Yoksa padişahları tahtan indirir gibi kimse sen in aşağı demedi. Veya başarısızlıklarından dolayı onlar istifa ettirilmedi. Bütün il başkanlarım başarılı il başkanıydılar. Ben her ikisiyle de beraber çalıştım. Bugünde her iki eski il başkanım milletvekili aday adayıdırlar. İkisi de pırlanta gibidir. Birde Tolga Bey, şunu söyleyeyim: Şöyle de söylenebilir. Her milletvekili kendi kadrosunu kurar ona göre çalışır. Sayın Milletvekilinde de böyle bir düşünce tarzı olmuş olabilir. Gayet normaldir. Aslında buna da saygı duyulmalı. Bakın ben 7 sene boyunca Ertekin Bey’in yanında yer aldım. Kimsenin elini tutmaya cesaret edemediği dönemlerde ben değil elinden kolundan, bedeninden tuttum. Korudum, kolladım. Gün geldi çattı baktım ki kolundan tuttuğum kardeşimiz benim elimden tutmadı. Başta üzüldüm ama bir gün dedim ki ona da saygı duyulmalı. O da çalıştığı ekibi istediği gibi kurabilir; ki bana Hilmi Abi, ben senin hakkını nasıl öderim. Sen bana hiç yanlış yapmadın. Yine bir defasında hayatımda 2 kişiye vefa borcum var, biri Hilmi Akın, diğeri Nizamettin Alkan, dediği halde benimle çalışmadı. Ben buna saygı duydum. Bence saygı da duyulmalı.
Ak Parti Artvin’de 2 milletvekilliğini de alacaktır
Ülkemiz 12 Haziran 2011 günü Genel Seçimlere gidiyor. TBMM’de karar onaylandı. Siz Artvin’de nasıl bir seçim atmosferi bekliyorsunuz ve sonucun ne şekilde çıkacağını düşünüyorsunuz?
Bence sonuç Allah’ın ( C.C.) izniyle 2-0 Ak Parti lehine olacak. Bunu görüyorum ve anlıyorum. 2 Milletvekilliğinin de Ak Parti’den olacak şekilde bir seçim sonucunun ortaya çıkacağını düşünüyorum.
Şimdi 2-0 heyecanını yaşadığımız için yanlışlık yapmamamız lazım. Heyecanına kapılmamamız lazım. Kırılmış dostları, üzülmüş dostları ziyaret edeceğiz, onları tekrar kazanacağız, onlara birlikten kuvvet doğar konusunu anlatacağız.
Bütün partilerde çok iddialı çalışacaktır. Hepsi de başarıya ulaşmak için uğraşacaktır. Adeta kan ter içinde kalarak çalışmalıyız. Yarış çok çetin olacak; ama ne olursa olsun sonuç Ak Parti Artvin’de 2-0 alacak.
Halkımızın partimize gösterdiği ilgi, partimizden siyaset yapmak isteyenlerin sayısını arttırıyor.
Partinizde çok sayıda aday adayı var. Hatta rakamın 15’i bulacağı söyleniyor. Bu kadar aday adayı olması partinizi olumsuz etkiler, şeklinde görüşler var. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Meyve veren ağaç taşlanır Tolga Bey. Demek ki Ak Parti’nin icraatları, başarıları insanlara hakiki ve samimi geliyor. Çalışmaları, hizmetleri takdir ediyor. Ben diyor ancak böyle doğru bir liderin ( Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın) himayesinde memlekete hizmet ederim. Ben şahsen Başbakanımızın yanlış adım attığını görmedim. Yanlış icraatları yaptığını da görmedim. Tamamen memleket ve insan sevdası ön planda, Başbakanımızda.Benim gece rahat rahat uyuduğum gecenin bir saatinde Başbakanım üzerimize oynanmakta olan oyunları çözmekte. Gelde şimdi Başbakanımıza yardımcı olma. Var mı böyle bir şey. Ayrıca partimize olan bu teveccühten dolayı gurur duyuyorum. Ve kimseyi de kıskanmıyorum. Milletvekili olacak hangi isim gelirse terbiyemiz icabı ona saygı duyar ve ona çalışırız.
Bu güne kadar kimsenin ahını almamış, bu millete ve Ak Partiye kendini adamış biriyim
Partiniz neden sizi milletvekili adayı göstermeli? Farkınız nedir?
Çünkü ben teşkilatın her kademesinden gelmeyim. Her şeyden önce herkese nasip olmayacak bir özelliğe sahibim. Bu partinin kurucularındanım. Bu partinin bütün kademelerinde, il başkan yardımcılıkları ve birim başkanlıkları görevlerinde bulundum. Dolayısıyla teşkilat nedir, teşkilatçılık nedir, bunlarla yoğrulduk. İl ve ilçe teşkilatlarıyla devamlı iç içeydim. Ticaretimden dolayı bütün ilçelerde ve ilde çok iyi biliniyor, dürüstlüğümüzden ve mütevaziliğimizden dolayı, doğruluğumuzdan dolayı taktir edilen bir partiliyim, bir toptancı esnafım.
Bakın size önemli bir noktayı belirteyim. Aday adaylığım ortaya çıkınca ta 6 ay önce gittiğim ilçelerde esnaf kardeşlerim ki bunların içerisinde Ak Partili, CHP’li, MHP’li, DP’li ve başka partili ve de partisiz müşterilerim, Hilmi Bey siz aday olduğunuz taktirde oyumuz sanadır, diyen yüzlerce insanla karşılaştım. Hatta ve hatta oyumuzu vereceğimiz gibi senin için çalışacağız diyen müşterilerimiz var, dostlarımız var. 21 senedir sen bizi idare ettin, sıkmadın, bugünde biz bu görevi yapacağız. Seni Ankara’ya yollayacağız, diyen yüzlerce insan var.
21 senedir Artvin’deyim Tolga bey. Bir Allah’ın ( C.C.) kulunu bugüne kadar borcundan dolayı icraya vermedim. Kimsenin ahını almadım, kimseyi ağlatmadım. Şimdi de bu insanlar vefa borcunu ödemek için yarışıyorlar. Ne mutlu bana!
Partinizde Artvin’in 2 önemli değeri var. Kadir Topbaş ve Faruk Çelik. Vekil olursanız bu isimlerle nasıl bir ilişki içerisinde olup hizmet üreteceksiniz?
Tolga Bey sanırım Türkiye’deki en avantajlı milletvekili aday adayları Artvinli olanlardır. Sizinde ifade ettiğiniz gibi iki önemli değer var bizde. Biri belediyecilikte Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve 126 ülkenin oyuyla seçilmiş Dünya Belediyeler Birliği Başkanı Sayın Kadir Topbaş beyefendi, diğeri görev aldığı her bakanlığın hakkını veren, görevini layıkıyla yerine getiren başarılı bir bakanımız Sayın Faruk Çelik beyefendi. Ben bu iki büyüğümü gerek partimiz gerekse de ilimiz açısından Allah’ın (C.C.) bize bir lütfü olarak görüyorum. Onlar bizim için bir okul, onlar bizim için bir öğretmen. Onlardan çok şeyler öğreneceğiz. Onların varlığı yeter. Ben çocuklarıma hep şunu söylüyorum. Beni takip edin, başınız yere eğilmez. Şimdi de bu her iki değerin sadece doğrulularını, icraatlarını takip etsek başarıdan başarıya koşarız.
İki Saygıdeğer büyüğümün yüksek bilgileri engin tecrübeleri bize ışık olacak. O ışık Türkiye’yi aydınlattığı gibi Artvin’imizi de aydınlatacak. Ben devamlı onların bilgilerinden faydalanacağım. Anlamadığımız, çözemediğimiz, ulaşamadığımız yerlerde onlarla beraber hareket edip, Artvin’imize faydalı olmalarını rica edeceğim. Sağ olsunlar her ikisi de Hopa Tüneli Meselesi’nde Sayın Başbakanımıza çok ricada bulundular. Hopa Tünelinin olmasının altını özellikle çizdiler. Allah (C.C.) ben milletvekili olsam da olmasam da onları o güzel mevkilerinden eksik etmesin. Allah ( C.C.) her ikisinin de yar ve yardımcısı olsun. Ben sizlerin aracılığıyla her iki büyüğümüze de saygılarımı sunuyorum.
Partili ayrımı yapmadan herkesin elini sıkacağım ve oy isteyeceğim.
Partiniz tarafından aday yapılırsanız nasıl bir kampanya dönemi geçirmeyi düşünüyorsunuz?
Az önce belirttiğim gibi 21 senedir Artvin ve ilçelerinde toptan gıda ticareti yapıyorum. Kırgın olduğum, küskün olduğum müşteri sayısı yok gibi. Herkesle dostane ilişkiler içerisindeyim. Kin nedir, nefret nedir bilmem. Geçmişe takılıp kalmam. Gittiğim yolda ayağıma döşenen dikenleri yarar giderim. Geriye dönüp bakmam.
Dolayısıyla siyasetimde de bunu bugüne kadar aynı şekilde uyguladım. Ben mevkii peşinde koşan biri olmadım. Yeter ki benim partim başarılı olsun. Onun için birlik ve beraberlik içinde olacağım. Herkesin elini sıkacağım, herkese gideceğim. Her partiliye partimin ibresini yukarılara çıkarmak için cesurca çekinmeden gideceğim.
İtici değil yardım edici, nefret ettirici değil takdir edilen bir milletvekili olacağım.
Seçildiğiniz taktirde nasıl bir milletvekili olacaksınız. Ayrıca eleştiriye açık mısınız. Vekil olduğunuzda eleştirilere açık olabilecek misiniz? Örneğin ben yanlışınızı gördüğümde mutlaka söylerim bundan öncekilerinde olduğu gibi, tutumunuz ne olur?
Herkese hizmet eden, partime ve bana oy vermemiş bile olsa işinin halledilmesini, işine çözüm bulmasını isteyen herkese yardım eden, çözüm üreten bir milletvekili olacağım. İtici değil yardım edici, nefret edilen değil takdir edilen bir milletvekili olacağım. Hor gören değil sevecen, kişiyi tenkit eden değil değer veren bir milletvekili olacağım. T.B.M.M.’de milletvekili olarak gittikten sonra seçmenini unutan, ona tepeden bakan bir milletvekili olmayacağım. Bilakis hizmeti görev addeden bir milletvekili olacağım.
Ben aday olursam, diğer aday adayı arkadaşlarımı yanıma alacağım, onlardan biri olursa da onlar için bir nefer gibi çalışacağım
Ben Ak Parti’den Artvin Milletvekili adayı olmasam da partimle ilgili düşüncelerim asla değişmez. Kim aday olmuş, hangi ilçenin ismi aday yapılmış buna bakmaksızın partim için bir nefer olarak çalışacağım. Ben eğer aday olursam da size buradan söz veriyorum ki herkesin gönlünü alan bir aday olacağım. Aday adayı olan arkadaşlarımı yanıma alarak birlikte seçim kampanyasını yürüteceğim.
Şu veya bu partili, sağcı yada solcu ayrımı yapmadan herkese eşit davranacağız
Eleştiriye benim ve partimin değerlerine hakaret etmedikten sonra açığım. Mesela Ankara’ya veya Artvin’de yanıma bir vatandaşımız geldi ve talepte bulundu. Parti ayrımı gözetmeksizin vatandaşımızın bu talebini dikkatle dinleyecek ve ilgileneceğiz. Şu veya bu parti, sağcı solcu ayrımı yapmayacağız. Eğer yapabileceğimiz bir talepse yapacağız. Ama yapılmayan bir talep ve yapılması yanlış olan talep ise bunu da vatandaşımıza anlatarak onu ikna edeceğim. Bundan dolayı eleştiri alırsam da bu da doğru bir eleştiri olmayacaktır.
Yapılan her türlü yapıcı eleştiriye açık olacağım
Eğer yanlış yaparsam eleştirilsin ki bende doğruları bulayım. Yani bu konuda sizden de olumlu yönde yapacağınız eleştiriler konusunda destek isteyeceğim. Ve bundan memnun da olacağım. Her şeyi doğru düşünüyor olamayabiliriz. Sonuçta biz peygamber değiliz, hatalarımız olabilir. Bu anlamda eleştiriler bize yol gösterecek ve başarımıza katkı sağlayacaktır. Eğer benim gerçekten bir yanlışım var ise bunları kimse dile getirmez ise bu yanlışımı nasıl göreceğim. İlelebet bu yanlışı yapmaya devam mı edeceğim. Bu açıdan eleştiriye açık olmak lazım. Bende yeter ki değerlerime ve kişilik haklarıma hakaret edilmedikten sonra eleştirilere açığım.
Katıldığınız ve görüşlerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ediyoruz. Son olarak okurlarımıza ve halkımıza mesajınız nedir?
Bana bu imkanı verdiğiniz için size ve gazetenize teşekkür ediyorum.
T.B.M.M.’nde kabul edilen 12 Haziran 2011 Genel Seçimlerinin milletimize ve memleketimize hayırlı olsun. Sabır ve sükunet içinde bir seçim geçirmememize temenni ediyorum. Ve son olarak diyorum ki savaşın ve kavganın olmadığı, kırgınlığın ve küskünlüğün bulunmadığı bir dünya diliyorum.