TGF’nun Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü ziyareti sırasında Artvin Gazeteciler Derneği Başkanı Tolga Gül’ün daveti ziyarete damga vurdu. Artvin Gazeteciler Derneği Başkanı Tolga Gül, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü 4 sebepten dolayı 7 Mart 2012 Tarihinde Artvin’e davet etti.

TGF Gazetecilerin haklarını devlete anlattı
AGD Başkanı Gül, Cumhurbaşkanı Gül’ü Artvin’e davet etti
Artvin Gazeteciler Derneği’nin de bağlı bulunduğu ve ülkemizdeki en büyük basın meslek kuruluşu olan Türkiye Gazeteciler Federasyonu 36.Başkanlar Konseyi toplantısı Ankara’da gerçekleştirdi. 36.Başkanlar Konseyi’nin Ankara’da gerçekleşiyor olması dolayısıyla TGF’ na bağlı tüm cemiyetlerin temsilcilerinin katıldığı ziyaretlerle birlikte basın çalışanlarının sorunları devletin en üst düzeyde ki temsilcilerine bizzat aktarıldı. TGF 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün de Başkanlar Konseyi programına denk gelmesi dolayısıyla gerçekleştirilen ziyaretler kapsamında TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ziyaret edilirken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Başkanlar Konseyi’nin evsahibi olan Ankara Cemiyeti’nin resepsiyonuna katılarak gazetecilerin dertlerini dinledi. TGF’nun Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü ziyareti sırasında Artvin Gazeteciler Derneği Başkanı Tolga Gül’ün daveti ziyarete damga vurdu. Artvin Gazeteciler Derneği Başkanı Tolga Gül, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü 4 sebepten dolayı 7 Mart 2012 Tarihinde Artvin’e davet etti. Cumhurbaşkanı Gül, daveti kabul ederken şartların uygun olması durumunda Artvin’e geleceğinin sözünü verdi.
TGF Üyelerinin ilk ziyareti Ata'ya
Türkiye Gazeteciler Federasyonu üyeleri 36.Başkanlar Konseyi Toplantısı ile aynı günlere denk gelen 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü münasebetiyle gerçekleştirilen ziyaretlerde basın çalışanlarının sorunlarının dile getirildi. Bu kapsamdaki ilk ziyaret Ata’ya idi. TGF üyeleri ilk ziyaretinde Anıtkabir’e çıkarak çelenk bıraktı.
Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun 36. Başkanlar Konseyi Toplantısı için Gazeteciler Cemiyeti’nin ev sahipliğinde Ankara’da bir araya gelen 60’a yakın federasyon üyesi cemiyet başkanı, temasları kapsamında ilk olarak Anıtkabir’de Ata’nın huzuruna çıkarak, saygı duruşunda bulundu, çelenk bıraktı.
TGF heyeti adına Anıtkabir özel anı defterini imzalayan Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel, deftere şunları yazdı:
“Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, yüce önderimiz Mustafa Kemal Atatürk; Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı, yönetim kurulu üyeleri, ülkemizin dört bir yanından gelen Cemiyet başkanları olarak aydınlattığınız yolda yürüyoruz. Bu ülkenin evlatları, gazeteciler olarak sizin söylediğiniz ‘Basın özgürlüğünden doğacak mahsurları giderecek yegane çare yine basın özgürlüğüdür’ sözlerini şiar edinerek basın ve ifade özgürlüğü mücadelemizi sürdürüyoruz. Tam bağımsız, demokratik, laik bir Türkiye’de herkesin kardeşçe yaşayacağı dönemi yaratmak ve yaşatmak umuduyla sevgi, saygı ve bağlılıklarımızı sunuyoruz.”
Artvin’i Artvin Gazeteciler Derneği Başkanı Tolga Gül temsil ederken, Anıtkabir ziyareti sırasında Anıtkabir Müzesi de ilgiyle gezildi. TGF üyeleri Anıtkabir ziyareti sebebiyle hatıra fotoğrafı da çektirmeyi ihmal etmediler.
Sayın Meclis Başkanım "Yıpranıyoruz"
Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun 36. Başkanlar Konseyi toplantısı için Ankara’da bulunan 60’a yakın gazeteci meslek örgütü başkanı, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde Meclis Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’la görüşerek, başta yıpranma hakkının geri verilmesi olmak üzere, basın özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması ve gazetecilerin sosyal güvenceye kavuşması adına taleplerini ilettiler.
Kabullerde Türkiye Gazeteciler Federasyonu heyeti adına konuşan Genel Başkan Atilla Sertel, gazetecilerin ağır sorunlarla boğuştuklarını belirterek, sorunların çözüm yerinin meclis olduğunu dile getirdi. Basının sorunlarına ilişkin hazırladıkları raporu Meclis Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a sunan TGF Genel Başkanı ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atilla Sertel, özetle şunları söyledi:
“Biz gazeteciler yıpranmıyoruz. Van’da depremde ölüyoruz. Haber takiplerinde can verebiliyoruz. Birçok çatışmanın ortasında kalıp biber gazı yiyebiliyoruz, yaralanabiliyoruz. 2008 yılına kadar var olan yıpranma hakkımızı 2008 yılında ne yazık ki kaybettik. Bu hakkın geri verilmesini istiyoruz. Bunun yanı sıra basın ve ifade özgürlüğü ile gazetecilerin tutukluluğu konusunda da Türkiye’de ciddi sıkıntılar var. Bu konuda en önemli görev parlamentoya düşmektedir. Bu konulardaki yasa çalışmalarının tamamlanarak Türkiye’deki basın ve ifade özgürlüğü açısından içimizi karartan tablonun aydınlanmasını talep ediyoruz.”
Anayasa’ya Destek Talebi
Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun 36. Başkanlar Konseyi Toplantısı için Gazeteciler Cemiyeti’nin ev sahipliğinde Ankara’da bir araya gelen 60’a yakın federasyon üyesi cemiyet başkanı, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle bir dizi temasta bulundu. Anıtkabir’e çelenk koyarak, Ata’ya saygı duruşunda bulunduktan sonra temaslarına başlayan TGF heyeti, ilk olarak Meclis Başkanı Cemil Çiçek’i ziyaret etti.
TGF heyetini meclis başkanlık divanı toplantı salonunda kabul eden Cemil çiçek, çalışan gazetecilerin gününü kutladı. Demokrasilerde basının ne kadar önemli olduğunun farkında olduklarını belirten Meclis Başkanı Cemil Çiçek, şöyle konuştu:
“Biz ifade özgürlüğünü önemsiyoruz. Demokrasi ve özgürlükler noktasında daha büyük bir çaba içinde olmalıyız. Önümüzde yeni anayasa ile ilgili önemli bir süreç var. Ciddi bir hazırlık içindeyiz. Bu işin öncülüğünü de meslek örgütlerinin yapmasını istiyoruz. Federasyon olarak anayasa konusunda bize görüş bildirmenizi de bekliyoruz. Anayasa da ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü ciddi bir yer tutar. O nedenle bu konuda görüşlerinizi bekliyorum. Düzenleme olduğunda aksaklıkların ortaya çıkmaması adına görüş bildirilmesi çok önemli. Türkiye içinde bulunduğumuz süreçte her alanda büyük bir mücadele veriyor. Bu mücadelede siz meslek kuruluşlarına da çok önemli görevler düşüyor. Bir tarafta bugünleri kutlayalım öbür tarafta da bu ülkenin vatandaşları olarak, meslek kuruluşları olarak üzerimize düşen görevleri de unutmayalım.”
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel’in başkanlığındaki heyet, Meclis Başkanı Cemil Çiçek’le görüştükten sonra Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ı Başbakanlık’ta ziyaret etti. Basının içinde bulunduğu sorunları içeren özet raporu Arınç’a sunan TGF heyeti, basın ve ifade özgürlüğü, yıpranma hakkı, sosyal ve sendikal haklar ve tutuklu gazetecilerin durumu hakkında destek beklediklerini ifade etti.
Görevi gereği basınla iç içe olduğunu ve meslek örgütleriyle iyi bir ilişki yakaladığını belirten Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, basın yayın konusunda yaptıkları iyileştirme çalışmaları hakkında bilgi verdi. Gazetecilerin yıpranma hakkı konusuna değinen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, şunları söyledi:
“Yıpranma payı geçmişten bu yana çalışan gazetecilerin üzerinde durdukları çok önemli bir haktır. Bir zamanlar vardı, şimdi kalktı. Bu konuda yeni bir düzenlemeye ihtiyaç vardır. Çalışan gazetecilerin haklarından mahrum oldukları bir gündeyiz. Ben patronlar zaviyesinden değil bir başka zaviyeden baktığım zaman gazetecilerin haklarından mahrum olduğunu görüyorum. Bizim bunları söylememizle bunları gerçekleştirilmesi çok kolay değil. İşveren onlar, patron onlar. Ve onları bu konularda sıkıştıracak, zorlama altına alacak sendikalar da yok. Meseleye sadece bir açıdan bakmamak lazım. Ama bin liraya çalışıp evine ekmek götürmeye çalışan gazeteciler var ve bunların hiçbir güvenceleri yok. Bu arkadaşlarımızı düşünüyoruz. Bu arkadaşlarımızla ilgili neler yapabileceğimizi de paydaşlarımızla görüşüyoruz. Ve biz bu meseleye ideolojik olarak bakmıyoruz. Emek kutsaldır ve benim inancımda da teri kurumadan ödenmelidir. Bütün bu emeğin karşılığı da teminat altına alınmalıdır. Bunu yapacak güçteyiz ancak patronların iyi niyetli davranışlarına, çalışanların da örgütlü gücüne ihtiyacımız var.”
Fikir ve düşünce özgürlüğü bütün özgürlüklerin üstündedir” diyen Arınç, basın ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması noktasında Adalet Bakanı’nın bir çalışma yürüttüğünü söyledi. Bu çalışmayı yürütürken muhalefetin de desteğine ihtiyaç duyduklarını kaydeden Başbakan Yardımcısı Arınç, “Terörle sonuna kadar mücadele edelim ama ifade özgürlüğünün, basın özgürlüğünün önünde engel gibi görünen hususlarda da mutlaka bir iyileştirme yapalım. Bu konuda hazırlıklarımız var. Meslek örgütlerinin de lojistik desteğine ihtiyacımız var” dedi.
“Tutukluluk İstisnai Olmalı”
Konuşmasında tutuklu gazetecilerin durumuna da değinen Bülent Arınç, şunları söyledi:
“Tutukluluk süreleri konusunda dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Kimsenin cezaevine atılması ve uzun süre içerde kalması bizi memnun etmez. Şahsi hürriyeti bağlayıcı ceza bir insan için en büyük işkencedir. Bugün içeride gazeteci milletvekili arkadaşımız var. Her zaman söylüyorum milletvekilinin yeri parlamentodur. İçerideyken seçilmiş olması onun derhal tahliye edilmesini gerektirir. Milletin oy vererek parlamentoya gönderdiği insanı hiçbir sebeple içeride tutmaya hakkınız yok. Milletin verdiği karara yargının da saygı duyması lazım.
Gazeteciler veya hangi meslekten olursa olsun tutukluluk istisnai olmalı. Bir kişi kaçtı diye bunu içeridekilerin hepsine kaçacak gözüyle bakamazsınız. Biz insani olandan yanayız. Ben tutuklama sürelerinin uzun olmaması gerektiğini burada bir kez daha ifade ediyorum. Ancak burada bütün iş yargıya düşüyor. Yargı bağımsızdır, benim söylemem onlara talimat olarak algılanmamalı. Ben temennimi ifade ediyorum. Yargıç olsaydım böyle karar verirdim diyorum. Ama onların nasıl karar vereceğini benim burada söylemem mümkün değil. Bizim burada beklentimiz yazılı hukukun yanına biraz da vicdanlarını koyacaklar. Yargı bu sorunu kendisi çözecek.”
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel daha sonra hazırladıkları raporu Arınç’a sundu.
Sayın Cumhurbaşkanım; "Yıpranıyoruz"
Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun 36. Başkanlar Konseyi toplantısı için Ankara’da bulunan 60’a yakın gazeteci meslek örgütü başkanı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü ziyaret etti. Gazeteciler başta yıpranma hakkının geri verilmesi olmak üzere basın özgürlüğü önündeki engellerin kaldılmasını talep etti. Cumhurbaşkanı Gül, başta yıpranma hakkı olmak üzere gazetecilerin sorunlarıyla yakından ilgileneceğini söyledi.
Türkiye Gazeteciler Federasyonu 36. Başkanlar Konsey Toplantısı için Ankara’da biraraya gelen üye meslek örgütü başkanları, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından kabul edildi.
Kabülde konuşan Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başanı Atilla Sertel, Cumhurbaşkanlığı makamının devleti temsil ettiğini ve gazetecilerin sorunları için destek istediklerini dile getirdi. Sertel,
“1961 yılında elde ettiğimiz haklar tek tek geri alındı. Sendikalar, sosyal haklar ortadan kalktı. Eskiden gazeteciler başı dik bir şekilde toplum içinde dolaşan, topluma örnek gösterilen, ailesini de aldığı maaşla geçindirebiliyordu. Ancak bugün aynı koşulllarda değil” dedi.
Sertel, “Sayın Cumhurbaşkanım, biz gazeteciler yıpranmıyoruz. Van’da depremde ölüyoruz. Haber takiplerinde can verebiliyoruz. Birçok çatışmanın ortasında kalıp biber gazı yiyebiliyoruz, yaralanabiliyoruz. 2008 yılına kadar var olan yıpranma hakkımızı 2008 yılında ne yazık ki kaybettik. Bu hakkın geri verilmesini istiyoruz” diye konuştu.
Sertel Avrupa Birliği ilerleme raporlarında Türkiye’nin düşünce özgürlüğüyle ilgili eleştirilere maruz kalmasından Türk gazeteciler olarak büyük üzüntü duyduklarını belirterek, “Türkiyenin yaşadığı bu tablo yurt dışında olumlu karşılanmıyor. Bunları çözecek tek yer parlamentodur. Size kadar Mustafa Kemal Atatürk’ten bu yana tüm cumhurbaşkanları devleti temsil eder. Bu makamın çok önemli bir yeri var bizim için. Sizden gazetecilerin haklarını savunmada destek bekleniyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de, gazetecilerin yaşadığı sorunları takip ettiğini ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun bu sorunları sürekli olarak dile getirmesinin de büyük önem taşıdığı söyledi. Dile getirilen konularda ilgili bakanlarla görüşeceğini belirten Gül, “Yazılarından, konuşmalarından ötürü yargılamalar olmamalı. Uzun tutukluluk süreleri vicdanları yaralıyor. Bazı mahkemelerde hukuk ve yasadan ziyade uygulamadan kaynaklanan sorunlar çıkıyor. Tutukluluk sürelerinin cezaya dönüşmemesi konusunda duyarlıyım. Çözüm noktası da başta Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç olmak üzere gazetecilerin sosyal haklarını kavuşması için gerekli görüşmeleri yapacağım. Sizlerin de sürekli dile getirmesini olumlu buluyorum” diye konuştu.
Gül 4 sebepten dolayı Cumhurbaşkanını Artvin’e davet etti
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül konuşmaları sırasında Türkiye’nin 81 vilayetinin de Cumhurbaşkanlarını görmeyi çok istediğini ve buna haklarının olduğunu dile getirdi. Bu kapsamda kendisinin de bütün vilayetlere gitmeyi arzuladığını ve halen gidemediği illere çeşitli sebeplerle gitmek isteyip de gerçekleştiremediği ziyaretleri gerçekleştirerek gitmek istediğini söyledi. Bir çok ile uzun yıllar Cumhurbaşkanlarının gitmediğini duymaktan dolayı üzüntü duyuyorum ve görev sürem içerisinde tüm illeri ziyaret ederek bu illerde yaşayan insanların hatıralarında önemli bir hatıranın yer almasını sağlamak istediğini açıklayan Gül, bu kapsamda illeri ziyaret etmeye çalışacağını anlattı. Konuşmasının son bölümünde tüm Cemiyet Başkanlarını görmekten ve tanımaktan dolayı mutlu olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Gül, birkaç Cemiyet Başkanını da dinledi. Cumhurbaşkanı Gül’ün dinlediği Cemiyet Başkanları arasında Artvin Gazeteciler Derneği Başkanı Tolga Gül’de vardı. Gazetecilik mesleğine gösterdiği duyarlılıktan dolayı Cumhurbaşkanı Gül’e teşekkür eden Tolga Gül, 4 sebepten dolayı kendisini Artvin’e davet etmek istediğini söyleyerek nedenleri açıkladı. Gül nedenlerini açıklarken; “ Öncelikle size Artvin halkının ve Artvin Valisi Sayın Necmettin Kalkan’ın selam ve saygılarını sunuyorum. Sayın Cumhurbaşkanım, ben sizi 4 sebepten dolayı Artvin’e davet ediyorum. Birinci sebebim 7 Mart Artvin’in Kurtuluş Bayramı’dır. 7 Mart 2012’de tüm Artvinliler sizleri bu mutlu günlerinde görmeyi arzulamaktadır. Sizleri bayramımıza bekliyoruz. İkinci sebebim ise Artvin ili de en son 1998 yılında Borçka Barajı’nın temel atma töreninde Cumhurbaşkanı gördü. Dönemin Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel ilimize ziyaret etmişti. Bu sebepten dolayı uzun yıllardır Cumhurbaşkanı görmeyen bir il olarak sizi aramızda görmeyi arzuluyoruz. Üçüncü sebebim ise benim soyadım Tolga Gül. Aynı soyadını taşımaktan onur duyduğum Sayın Cumhurbaşkanımızı ilimizde ağırlamayı düşlerim. Soydaşınız olan Tolga Gül’ü kırmayacağınızı umuyorum. Ve son sebebim ki bence en önemli sebebimdir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye’de ve Dünya’daki en büyük heykeli ilimizde inşa edilmektedir. İnşaatı tamamlanan Atatürk heykelinin açılışı 7 Mart 2012 günü gerçekleştirilecektir. Bu anlamlı ve onurlu günde bize bir onur daha yaşatmanızı istiyor ve bekliyoruz.”şeklinde konuşarak bu fırsatı tanıyan Cumhurbaşkanı Gül’e teşekkür etti.
Artvin’e gelmeyi arzularım
Artvin Gazeteciler Derneği Başkanı Tolga Gül’ün bu sözleri üzerine Artvin’e gelmeyi arzuladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gerek Artvin Valiliği ile gerekse de Cumhurbaşkanlığı Özel Kalemi ile bu talebi titizlikle değerlendireceğini belirterek Artvin’e gelmeyi çok arzuladığını söyledi. Artvin’in bu önemli gününde Artvinlilerle birlikte olmanın güzel olabileceğine değinen Gül, tam anlamıyla söz vermemekle birlikte şartların uygun olması durumunda Artvin’e gelebileceğini ifade etti.
Bu ilginç diyalogun yaşandığı ziyaretin son bölümünde Cumhurbaşkanı Gül, TGF üyesi meslek örgütü başkanları ve yönetim kurulu üyeleriyle toplu fotoğraf çektirdi. Daha sonra başkanların ve TGF üyelerinin ellerini sıkarak tek tek yolcu etti.
Kılıçdaroğlu,'Hapisteki gazeteci sayısı 97'
Kılıçdaroğlu, Ankara Gazeteciler Cemiyeti'nin düzenlediği resepsiyona katıldı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Hapisteki gazeteci sayısı, eğer bugün artmamışsa 97... Demokratik göstergeler açısından bu kadar çok gazetecinin hapiste olması bizim demokrasimizin ne kadar sorunlu olduğunu gösterir'' dedi.
Kılıçdaroğlu, Ankara Gazeteciler Cemiyeti'nin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla düzenlediği resepsiyona katıldı.
Kemal Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada, bir ülkede medya özgür değilse toplumun da özgür olmadığını söyledi. Gazetecinin bir kamu görevi yaptığını belirten Kılıçdaroğlu, ''Eğer gazeteci bir kamu görevi yapıyorsa kamu görevinin gerektirdiği güvencelere kavuşması gerekir. Onun yargılanması, onunla ilgili soruşturma açılması...Devletin müsteşarı için ne yapılıyorsa, genel müdürü için ne yapılıyorsa, gazeteci için de aynı şeylerin yapılması lazım. Eğer bunları yaparsak gazeteci özgüvenli haberini hazırlayacaktır'' dedi.
Gazetecilerin diğer bir sorununun da sendikalaşma olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Bir iki yerde gazetecilerin sendikalı olması, aslında bizim için çok uygun değil. Tüm gazeteciler, haberciler, sendikalı olursa onların ikinci bir güvencesi daha olmuş olacaktır'' diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, bu iki konuda çalışmanın tüm siyasi partilerin görevi olduğunu belirterek, o zaman Türkiye'de gerçek anlamda demokrasiden bahsedilebileceğini vurguladı.
-''Hapisteki gazeteci sayısı 97''-
Tutuklu gazetecilere de dikkati çeken Kılıçdaroğlu, şu eleştirilerde bulundu:
''Hapisteki gazeteci sayısı 97, şu anda bildiğimiz rakam, eğer bugün artmamışsa 97... Demokratik göstergeler açısından bu kadar çok gazetecinin hapiste olması bizim demokrasimizin ne kadar sorunlu olduğunu bize gösterir. Hükümet yetkilileri şunu söylüyorlar; 'Efendim birkaç gazeteci dışında diğerleri terör nedeniyle tutuklandı, terörist oldukları için bunlar hapisteler.' Bunun iki büyük yanlışı var. Birinci yanlışı şu; hem diyeceksiniz ki mahkeme kararı çıkmadan herkes masumdur, ertesi gün plağı değiştireceksiniz, 'bunlar terörist' diyeceksiniz. Daha yargı bitmedi ki. Nereden çıktı bu kadar kesin bir suçlama.
İkinci konu da bana göre önemli; gazetecilere gerekli güvenceyi verdiğiniz zaman daha sağlıklı haber yazacaklar ama gazeteciyi hapse atmak için dayandığınız zaten ceza kanunda bir iki madde var. Onları harekete geçiriyorsunuz, 'niye haber yazdın' diye gazeteci hapse atılmaz ki. Neye dayanacaksınız- Terörle Mücadele Yasasının bir bölümünü alacaksınız ilgili maddesini tutacaksınız ve onları hapse atacaksınız.''
Kılıçdaroğlu, böyle bir ortamda gazetecilik yapmanın çok zor olduğunu belirterek, ''Yapanları da yürekten kutluyorum. Onların günü kutlu olsun'' temennisiyle sözlerini noktaladı.
-Nazmi Bilgin'in ''keşke''leri-
Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin de Çalışan Gazeteciler Günü'nü eskiden ''bayram'' olarak kutladıklarını ifade ederek, bugüne dair ''keşke''lerini şöyle sıraladı:
''Keşke bugün Silivri'de düşüncelerini açıkladıkları için, düşüncelerini yazdıkları için, düşüncelerini söyledikleri için birtakım kişiler, meslektaşlarımız demir parmaklıklar arkasında olmasalardı. Keşke bunca zaman Türkiye'de gazetelerde, televizyonlarda, radyolarda çalışan arkadaşlarımız, işe yarın güvencesiyle gidebilselerdi. Keşke ölmeselerdi. Keşke arkasında bıraktıkları çocukların geçimini sağlamak için bizler uğraşmasaydık. Keşke Türkiye'de medya sektöründe çalışan her kişi bir sosyal güvenceye kavuşmuş olsaydı, sendikalı olsaydı. Bunlar özetleyebileceğim keşkeler.''
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Atilla Sertel de gazetecilerin son dönemde gösterdiği birlik ve beraberliği sürdürülmesini diledi ve çalışanların gününü kutladı.
Sertel ayrıca, bu yıl federasyon olarak İsmail Sivri adına gazetecilik yarışması başlatacaklarını kaydetti.
TGF’nun 4 gün süren ve Ankara’da gerçekleştirilen 36.Başkanlar Konseyi programı son gün gerçekleştirilecek olan Başkanlar Konseyi Toplantısı ile sona erecek.
AGD Basın Tanıtım Bürosu